LANGUAGE EDUCATION (Dil Eğitimi),  SPOKEN /konuşma

yabancı dilde konuşmaya böyle başla

Sözlük En Değerli Konuşma Kitabıdır

Tarif Et Konuşmaya Başla

Biz yabancı bir dil öğrenmeye başladığımızda ne zaman yazabildiğimizi ne zaman da konuşabildiğimizi merak ederiz. Ana dilden dolayı beklentilerimiz çok yüksektir. Kendimizi değerlendirme kriterlerimiz de yüksektir. Bir cümleyi dilbilgisi kurallarına uygun ve anlamlı üretebilen artık yazmaya başlamıştır. Başlarda bazen yalnızca modellemek, sonra değişiklikler yaparak aynı cümleleri yazarak sonra da bunları paragraf çeşitlerine uygun yazın kuralları ile yan yana getirerek artık siz bir dilde yazmaya başlamışsınız demektir.

Konuşurken ise tarif edebilenler konuşmaya başladılar demektir. Evet! Karşılıklı konuşmalar esnasında anlamadığımız herhangi bir şey olduğunda demoralize olur ve susarız. Yabancı dilde suskunluklar bisiklet ile ya da araba ile yapılan ilk kaza gibidir. Ya bunu doğal kabul eder ve devam ederiz ya da bu moral bozukluğu korkuya dönüşür ve konuşma burada sonlanır. Aşağıdaki öneri bizi kurtaracak en önemli yöntemlerden biridir, basittir ancak kurtarıcıdır ve eğer bunu otomatik hale getirirseniz işte artık trafiğe çıkabilirsiniz demektir.

Tarif edin. Çocuklar 2 yaş gibi bu nedir sorusuna yönelirler. İlginç bir biçimde kulağını, burnunu, otobüsü, oyuncağını, kediyi gösteren çocuk bu nedir diye sorar. Bazen bıkarak verilen yanıtların çocuk zihninde enteresan bir görevi vardır o da bildiklerini onaylatmak. Ve bunu öyle sistematik yaparlar ki sorduğu herşeyi tanımlamaya başlarsınız. Çocuğun konuşma ehliyetini aldığı evre gibidir. ‘Bu ne?’ sorusunu sorar. Cevabı alır biliyorsa onaylatmıştır. Bilmiyorsa tanım yapmanızı ister. Ve yeni öğrendiği kelimeyi kullanıma koymadan önce bir de reflection yapar yani tekrar eder ve size onaylatır. Sonra artık kullanıma hazırdır.
Biz de benzer bir metodolojiyi konuşmayı öğrenirken yabancı dilde uygularız. Hepimizin her seviyede zaman zaman unuttuğu, zaman zaman da bilmediği kelimeler olacaktır. Buradaki esaslı sır tarif etmekten geçer. Böyle yaptığımızda hem konuşma kesintiye uğramayacak yani demoralize olmayacağız demektir hem de karşımızdaki bizim hatırlamadığımız ya da bilmediğimiz kelimeyi bize söyleyecek bize hatırlatacak ya da öğretecektir.

Sözlük neden en değerli konuşma kitabıdır. Nasıl? Biz tarif etmeyi hem ana dilde hem de hedef dilde sözlükten öğreniriz.
Biriyle konuşurken sözlük açamayacağınıza göre bunu sistematik hale getirmeliyiz. Bir örnekle somutlaştıracağım:

Kelimeleri nasıl kolayca tarif edersiniz?

Tarif ederken farklı tekniklerden yararlanırız.

1. Kategori olmazsa olmaz bölümdür. Özellikle bir isim tanımlanıyorsa.
2. Tanımlama, özelliklerden bahsetme bir isim tarif ederken en önemli tekniklerden bir diğeridir.
3. Örnek verilmesi
4. Eşanlamlı başka bilindik kelimelerden birinden faydalanmak
5. Fonksiyon/kullanım yerlerine işaret etmek

apple: a hard round fruit (kategori) that has red, light green, or yellow skin and is white inside (özellikler/tanımlama)
influence: to affect (eşanlamlı sözcük) the way someone or something develops, behaves, thinks etc. without directly forcing or ordering them
fork: a tool (kategori) you use for picking up and eating (fonksiyon/kullanım).

Şimdi siz de bildiğiniz ya da yeni öğrendiğiniz kelimeler üzerinden benzer tanımlar yapmaya çalışın. Önce kendiniz yapın sonra tek dilli bir sözlükten kontrol edin.

Hatta her kelime için birden fazla sözlükten tanımlara bakarak farklılıkları kendi zihinsel dünyanızın esnekliği adına karşılaştırma yöntemi olarak benimseyiniz. Onlarca, yüzlerce kelime için bu yöntemi uygulayanlar kelimeleri doğru kategorilere koymayı, özelliklerini anlatabilmeyi en yakın kelimelerle yapmayı öğrenecekler ve kendilerinin de bir zaman sonra sözlük tanımları gibi tanım yapabildiklerini görecekler.

Burası herkesin sayfası olabilir. Yani bir kedinin mama tasına eğilenlerin, parası az gönlü gani olanların, banyoda ve heryerde şarkı söyleyenlerin, sabırlıların, sürpriz severlerin, gezip tozanların, paylaşanların, cin fikirlilerin, içinden geldiği gibi yaşayanların. . .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir