LANGUAGE EDUCATION (Dil Eğitimi),  LISTENING /Dinleme

Dil öğrenirken dinleme becerisi hep yükselen bir yatırımdır

Dinleme altındır

Dinleme dil öğrenenler için hiç kaybettirmeyen bir yatırım aracıdır.  Yabancı dil öğrenirken iki temel alıcı yetiden biri okuma, diğeri dinlemedir.  Bu kadar önemli bir yeti bazı dil eğitimi sınıfları ya da ortamlarında bir akademik yıl boyunca hiç yapılmayan, yapılsa bile hiç önemsenmeyen yetilerden biridir.  Oysa dinleme yalnızca dinleme değildir.  Dil için her zaman değeri en yüksek yatırım aracıdır.  Benim karşılaştığım sınıflardan birinde biz sınava gireceğiz, dinleme sınavda çıkmayacak diyerek hiç dinleme yapılmaması konusunda ısrarcı olan bir akademisyen grup mevcuttu.  İnsan kulaklarına inanamıyor.  Kulakla ilgili deyimlere bakıldığında onun işlevinin benim anlatamayacağım kadar derinlikli olduğunu anlıyor insan.  Çünkü kulak bilgiyi kaynağından beyin dediğimiz depoya taşıyan organdır.  işitme engeli olanların eğitim almadıklarında otomatik olarak konuşamadıklarını hatırlarsak İngilizce öğrenirken küçümsediğimiz herşeyin boyunun bizi aştığını anlamak zor olmaz.  Oysa yabancı dilin olmazsa olmazlarından biridir dinleme.  Üretici yetilerin birşey üretebilmesi dinleme ve okuma gibi yetilerin çok verimli kullanılması ve önemsenmesine bağlıdır.  Dilde yatırım aracı dinleme ve okumadır.

Tabi dinleme dediğimizde yalnızca telaffuz anlaşılmamalı.  Dinleme, hem kelime, hem gramer, hem noktalama, hem telaffuz ve vurgu gibi alt yetileri içeren bir beceridir.  Bir ağaç gibidir, çok küçük çabalarla hep büyüyen bir dünyanız olur.  Duyduğunuz her kelime altın değerindedir, çünkü ancak dinleyerek iletişim kurabilirsiniz.  Sözlü iletişimde her zaman iki oyuncu vardır:  Dinleyici ve konuşan.  Aktif dinleyici  iletişim konusunda en az sorun yaşayandır.  Aktif dinleyici gerçekten ve dikkatle dinleyendir.  Dinleme ana yetidir.  Ona alt yeti gibi hatta dekoratif bir obje gibi davrananlar ‘dil’ ile ilgili yanlış yola sapmış demektir.  O yolun çıkışı yoktur.  Denemesi bedava.

Dinleme yaparken doğru olmayan gerekçelere sığınmayın.

Dinleme (Listening) bütün dillerde en önemli iki yetiden biridir. En önemli iki diyorum çünkü dinleme ve okuma alıcı yetilerdir. Onlar olmadan biriktirmek, gözü kulağı dolayısıyla zihni doldurmak mümkün değildir. Çok uzun yıllar gözlemlerime bakarak dil öğrenirken 4 temel yetiden 3 ü öğrenenleri çok korkutur. Bunlar dinleme (alıcı) yani bilginin kaynağı yeti, konuşma ve yazma (üretici) yetilerdir. Böyle bakıldığında aslında biz demek dil öğrenirken çok geniş bir alanda kendimizi güvende hissetmiyoruz.
Dinleme Okuma ile birlikte kaynak yetilerden biridir. Ne yapılması gerekir, biz ne yapıyoruz gözden geçirmeliyiz. Dinleme yaparken öğrenenlerin en fazla yakındıkları gerekçeler ‘hızlı konuşuyor’, ‘yuvarlıyor’, ‘anlamıyorum benim dinleme yetim iyi değil’, ‘duymuyorum dışarıdan ses geldi’ vb.  Kendinizi kandırmayın,  Yapacağınız deneylerden sonra yıllarca buna inanmış olmanın üzüntüsünü yaşarsınız.  Kendi doğrunuzu bulmak başkalarının yanlışlarına inanmaktan daha iyidir.  Emek harcarsınız ama zaman kaybetmezsiniz.

Dinleme yaparken düşülen en büyük yanlış.  Az dinleme çok endişe!

İngilizce öğrenenlerle çok kez deneyler yaptık. Gördüğümüz şey şu oldu aynı dinlemeye başlayandan örneğin 2 si 4.dinlemede duyarken, diğer 4 kişi 6. ve 2 kişi 7. dinlemede duydular. Eminim duymakta zorlanan diğer 2 kişi de 7 den fazla dinleme yapıldığında duyacaklardı. Yani sınıflarda ya da dil öğretilen formal ortamlarda 2 ya da 3 kez dinleme yapılıp bu farklılıkların gözetilmemesi öğrenenlerde diğerleri yanında eksiklik, mahcubiyet dahası fobiye varan korkular yaratmaktadır.

Başlangıç seviyelerinde dinleme sayısına odaklanmayın 

Kısaca, az dinleme başlangıç seviyelerinde büyük endişeye sebep olabilir.  Oysa dinleme telaffuz, kelime bilgisi ve gramer gibi alt yetilerden oluşur. Herkesin otantik dile maruz kalma deneyimi ya da gramer ve kelime bilgisi aynı olmadığı için bir kısmına sesler geç ulaşır. Kelimeyi bilmeseniz de sesleri benzetmeye çalışmalısınız ve not almalısınız daha sonra gerçek kelime ile karşılaştırmalısınız. Birkaç dinleme parçası ile bu deneyi kendi kendinizle yapınız. And, school, university gibi kelimeleri duyan biri diğer kelimeleri neden duymuyor olabilir? Elbette daha önce ya hiç sesletim olarak duymadığı ya da anlamını hiç bilmediği bir kelime olduğu için. Yani aslında bildiğimiz kelimeleri duyuyoruz.  Aksanlarla ilgili gerekçeler de böyledir. Çok bilindik Thank you öbeğini senk yu diye okuyan bir Kore’li ya da Çin’liyi anlayabilirken bilmediğiniz bir kelimede aksandan dolayı anlamadığımızı iddia ederiz.  Gramer de böyledir. Yani am/is/are ya da can‘i anlarken ‘is permitted’ gibi bir yapıyı görmediğiniz için bunu anlamayız.

Kapı mutlaka açılır

Dil öğrenirken dinleme anahtar bir yetidir. Daha fazla dinlerseniz kulak açılır. Yani evde birinin olduğunu bilerek kapıyı ısrarla tıklatmalıyız.  Kapı mutlaka açılır.  Gerekçelere sığınmayı bırakıp kendinizle deneyler yapın.  7 kez dinleyen ile 4 kez dinleyen arasında bir üstünlük olmadığını bilerek daha fazla kelime ve yapı öğrenerek kulağınızı açmaya hemen başlamalısınız. İtalyanca ve Fransızca çalışırken bizzat kendi üzerimde deneyimledim. Kendinize şans verin.  Bir dili yeni öğrenmeye başlayanlar defalarca dinleyin, dil öğretenler defalarca dinletin.  Bir yetkinliğe ulaşmadan az dinleterek soru sormak büyük endişeler yaratır ve öğrenen en kıymetli yetiden uzaklaşır.

 

Burası herkesin sayfası olabilir. Yani bir kedinin mama tasına eğilenlerin, parası az gönlü gani olanların, banyoda ve heryerde şarkı söyleyenlerin, sabırlıların, sürpriz severlerin, gezip tozanların, paylaşanların, cin fikirlilerin, içinden geldiği gibi yaşayanların. . .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir