LANGUAGE EDUCATION (Dil Eğitimi),  Study Skills /Öğrenme Becerileri

Dil öğrenirken kulak, göz ve parmakların sihri. Yazın. Parmaklar beynin en yakın arkadaşıdır.

Görsel mycism.com dan alınmıştır

Toplayıcı Yetiler

Toplayıcı yetiler olan reading(okuma) ve Listening(dinleme) ye son yüzyılda audio visual(duysal ve görsel) öğrenme araçları da eklenmiş durumdadır. Altyazılı film izlerken bu iki yeti birbirine yakın arkadaşlık etmektedir. O sebeple artık bu 2 yetiye bir yenisi daha eklenmiştir. Videolar, podcast dediğimiz öğrenme araçları dil öğrenmeyi kolaylaştırmış hatta sözlüklerdeki resim, tanım ve sesletimler de yeni bir araç olarak öğrenmeyi kolaylaştırmıştır o sebeple kitapların pekçoğu videoları kullanmaktadır. Böyle bakınca göz ve kulak en önemli iki organdır.

Bunun yanında çok eskiden bu yana kullandığımız ellerimiz yani parmaklar sinirlerin toplandığı parmak uçları en sihirli organlarımızdır. Öğretmenlerin ilkokul ve ortaokullarda ne yazık ki biraz da ceza yöntemiyle kelimeleri 5 kere 10 kere yazdırıyor olmaları bilinç altımızda bu en sihirli organı daha sonraki dönemlerde devre dışı bırakmaktadır.

Parmak uçları neden önemli?

Çünkü beyne gönderilen sinyallerin büyük kısmı buradan beyin ile bir ilişki kurarlar. Sistematik öğrenme dediğimiz tekrar motor yetileri yani hem konuşma hem yazmadaki otomatik hafızayı harekete geçirirler. Öğrenciler bilgisayarda bir metin yazdıklarında tuşların hareketleri tüm harfler için aynı hareketi aynı frekanslarla tekrarladıkları halde birbirine benzeyen harfleri bir kalem ile yazdıklarında sinir uçları bu harfleri zihne o-a-u gibi sıkça hata yapılan benzer harflerde ayırıcı rol oynamaktadır. Yani note taking dediğimiz not alma işlemi öğrenmede çok önemli bir alt ya da yan yetidir. Örneğin gazetecilerin toplantılarda kayıt cihazları kullanmalarına rağmen not almaları bilgiyi zihne aktarımları için yukarıda söylediğimiz fonksiyon sebebiyle çok önemlidir. O sebeple sınıfta ders takip edenler ya da evde ders çalışanların not almaları kendileri için büyük bir yardımdır. Alıcı yetiler esnasında misafir odasında oturur gibi not almadan oturmaktan vazgeçmenizi salık vereceğim.

Deneyim: Şimdi gerçek bir hikaye ile örnekleyeceğim. Öğrencilerden birisi oldukça çalışkan öğrencilerden birisi sürekli derslerinin çok iyi olduğunu ancak ingilizce dersinden başarısız olduğunu söylemekteydi. Ben de kendisine yaz diyordum. Yani sohbet ederken ya da televizyon seyrederken bile okuma metinlerini, soruları hatta yönergeleri yazmasını öneriyordum. Neredeyse hiç 50 nin üzerine çıkamayan bu öğrenci yazarak notunu 80 lere çıkarabildi. Çünkü yazı ya da parmak uçlarının sihri de diyebiliriz beyinle bizim göremediğimiz bir ilişki içinde bunu unutmamalıyız.

Burası herkesin sayfası olabilir. Yani bir kedinin mama tasına eğilenlerin, parası az gönlü gani olanların, banyoda ve heryerde şarkı söyleyenlerin, sabırlıların, sürpriz severlerin, gezip tozanların, paylaşanların, cin fikirlilerin, içinden geldiği gibi yaşayanların. . .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir